İş Kazalarındaki Güvensiz Davranışlar

İnsanların çalışma eylemine katılarak ve üretim araçlarını kullanarak, üretim gerçekleştirmeleri; insanların dolaşım, solunum, sindirim ve kas sistemleriyle koordineli olarak sürmektedir. Kişinin algılama organları ne kadar iyi olursa iş de o kadar sağlıklı bir şekilde yürür. İnsan organizması doğal yapısı gereği günlük çalışma zamanı içerisinde belirli bir düzeyde enerji harcayarak belirli bir düzeyde iş yapabilme yeteneğine sahip olur. İnsan organizmasına, sahip olduğu fiziksel iş becerisinin ve iş gücünün üstünde yüklenmek yorgunluğa ve bunun sonucunda da hareketlerin yavaşlamasına neden olur.

 

İş üretimi süreci boyunca çeşitli araç ve gereçler kullanan, düzenleme, kontrol, ölçme gibi sürekli olarak tepki gösterme ve algılama durumundadır. Bu sebeple çalışan kişinin duyu organlarının sürekli açık olması, söz konusu işlemleri yerine getirebilecek beceride olması gerekmektedir. İnsan doğası gereği, bu becerilerinin belli sınırlarının ötesine geçmesi olanaksızdır. İnsan bedensel gücünü dikkate almadan gireceği iş yükü sonucunda güvensiz davranışlar ortaya çıkmaktadır.

 

Güvensiz davranışlar çevre koşullarından ve insanın psikolojik ile fizyolojik yapısından kaynaklanır. İnsanlardaki organik yıpranmalar, genetik bozukluklar ve sağlıksız çevre şartları güvensiz davranışların oluşmasına neden olur.

 

Üretim süreci içindeki insanın yapmakla görevli olduğu iş, onun fiziki ya da psikolojik kapasitesinin üzerinde düzenlenmişse güvensiz davranışlar ortaya çıkar ki bu da iş kazalarının oluşmasına neden olur.  Ya da çalışılan ortam dikkatsizliğe sebep olacak özellikler barındırıyorsa bu da yine iş kazalarına yol açacaktır.

 

İnsanın yapmakla görevli olduğu iş için gerekli eğitimi alamamış olması ya da yeterli deneyim ve beceri kazanmamış olması da iş kazalarına davetiye çıkarır. Aynı şekilde yapılan işin kendisine zor, pis, sevimsiz görünmesi ve çalışanın kişilik özelliklerine dikkat edilmeden iş verilmesi, işe uygun iş ortamının oluşturulmaması iş kazalarına neden olur.

 

Çalışanların kişilikleri, psikolojik ve fiziki yapısı, işin nitelikleri, iş yükü, çalışma şekilleri yanı sıra işyeri ortamındaki kimyasal ve fiziksel faktörlerde güvensiz davranışların oluşmasına neden olur. Çalışma ortamları ve yapılan iş için gerekli koşullar, çalışanın sağlığını sürekli ya da geçici olarak etkilemektedir.

 

Çalışanı etkileyen çevre şartları geniş anlamda düşünüldüğünde, işçinin aile yapısından beslenmesine, işyeri yolunun uzunluğundan kullandığı taşıt araçlarına kadar birçok faktörü içermektedir. Bunlarla birlikte ücret, vardiya, işyeri büyüklüğü, yönetim şekli gibi etkenler de çalışanın davranışlarını olumlu ya da olumsuz yönde etkiler. Çalışanlar, birçoğu kendi dışında gelişen bu etmenlerden olumsuz yönde etkilenerek güvensiz davranışlarda bulunabilmektedir.

 

Çalışanların işyerlerinde etkilendiği çalışma şartları genel olarak ışık, gürültü, ne, sıcaklık, buhar, toz, radyasyon gibi etkenlerden oluşmaktadır. Çalışma ortamında bu olumsuz etmenler çalışanda, ilginin dağılmasına, yorgunluğa, hareketlerin ağırlaşmasına, duyu organlarının yetersiz kalmasına neden olur ve bunun sonucunda da güvensiz davranışlar ortaya çıkmaktadır. Böyle bir ortamda iş kazalarının meydana gelme olasılığı oldukça yüksektir. Bu tür ortamların çalışanlarda kalıcı ya da uzun süreli hasarlar meydana getireceği unutulmamalıdır. Çalışma koşulları düzeltilmeden iş kazalarının önüne geçmek mümkün değildir.