Soma Faciası ve Risk Analizi

Soma faciasındaki bilirkişi raporuna göre “gaz izleme sensörleri olayın başlangıcını haber vermiş fakat bu durum işletme yetkililerince dikkate alınmamıştır.” Bu tespit iş kazalarının kader olmadığını bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Yapılan araştırmalardan çıkarılan veriler, ihmaller zincirinin 301 işçinin hayatını kaybetmesine neden olduğunu gözler önüne sermiştir. Yaşanan faciadan çok önce, gaz izleme sensörlerinin uyarıları dikkate alınmamış. Buradan da anlaşılıyor ki tedbir almak, sensör bulundurmak sorunu çözmek için yeterli olmuyor. Sensörlerin verdiği uyarıları dikkate alamsı gereken, insan hayatına değer veren yöneticilere ihtiyaç var. Yöneticileri, insan ve kar elde etmek arasında kararsız kalmamaları, hiç düşünmeden “insan” diyebilmeleri gerekmekte.

 

Bilirkişilerin tespit ettiği bir başka konu ise madende kullanılan havalandırma sisteminin, yangın tehlikesi olan yerler için uygun olmadığı. Önlem alınması için kurulan bu sistemler, gerekli ihtiyaca uygun bir şekilde yapılmamışsa kurtarmak yerine hayati tehlikelere yol açabilirler. Bu nedenle risk analizleri ve analiz sonucunda alınmasına karar verilen tedbirlerin alınması oldukça önemli. Doğru risk analizi yapılmadığı takdirde önleyici sistemler doğru kurulamaz ve tedbirler de sorunları çözmek yerine tehlike riskini arttırırlar. Soma’da da havalandırma sisteminin uygun şekilde olmaması ölü sayısını maalesef yükseltmiştir.

 

İhmaller, yetersiz ve yanlış tedbirlerin ölümlere yol açabileceği bir kez daha görüldü. Bu düşünceyi doğrulayan bir başka bilirkişi tespitine göre, maskelerin kullanım sürelerinin yeterli olmadığı anlaşılıyor. Maskelerin yetersiz ve yeryüzüne çıkabilecek kadar koruma yapamadığı tespit edilmiş. Raporda yer alan bilgilere göre, ölü sayısının yükselmesine neden olan temel faktörlerden biri de maskelerin yetersiz oluşu. Normal şartlarda bakıldığında tedbir alınmış; işçiler için acil durumlarda kullanılacak maskeler var. Fakat o maskelerin yeri geldiğinde, yerin metrelerce altındaki işçileri yeryüzüne çıkartabilecek durumda olmaması tedbiri işe yaramaz hale getiriyor. İş güvenliğini ciddiye almamak, kullanılan malzemenin koruyucu olup olmadığını kontrol etmemek, denetimlerde gereken ciddiyeti göstermemek kötü sonuçlar doğuruyor. Eğer risk değerlendirmeleri daha bilinçli yapılsaydı, maskeler ve yüzeyin mesafesi göz önünde bulundurulsaydı her şey çok daha farklı olabilirdi.

 

İş güvenliği; denetim, eğitim, güvenlik malzemeleri, tedbir ve analiz gibi bir dizi kriterden oluşur. Bu kriterlerin birinde bile ihmal varsa, diğer adımlar da anlamını yitirir ve iş güvenliği sağlanmamış olur. Kazaya yol açan sebepler geniş olarak araştırılmalı, buna neden olanlar da cezalandırılmalı.

 

Toplum olarak maalesef yaşamadan öğrenemiyoruz. Tecrübe ve bilgilerden yararlanarak, daha önce yaşanmış olaylardan ders çıkararak yeni iş kazalarından kaçınılabilir.  Fakat yeterli özeni göstermiyoruz. Yaşanan kazaları sadece çok tehlikeli işyerleri bazında değerlendirmemek lazım. Her işyerinde iş kazaları yaşanabilir ve azami ölçüde tedbirler alınmalı. İş güvenliği işverenler açısından asla maliyet olarak görülmemeli. İş güvenliği alınmamış yerlerde yaşanan iş kazalarını telafi etmek için harcanan paralar, iş güvenliği almak için harcanan paralardan çok daha fazladır. Ayrıca sağlıklı ve güvenli bir iş ortamında çalıştığının bilincinde olan işçi, üretime daha verimli bir şekilde katılır, ortaya çıkan ürünün niteliği yükselir.