Çalışma hayatını daha sağlıklı ve güvenli hale getirmek için yapılan düzenlemeler, geride bıraktığımız süre değerlendirildiğinde istenilen sonucu verebilmiş görünmüyor. Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ali Ekber Çakar, pek çok düzenlemenin sermaye lehine yapıldığına dikkatleri çekerek, sağlık ve güvenlik alanındaki uygulamalarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

İşyerlerinde yaşanan iş kazalarının ve bunlara bağlı olarak da ölümlerin artmasının en büyük nedenleri arasında azami kar ve işçinin azami sömürülmesi bulunuyor. Gereken önlemler alınmadığından, üretim ve karlılık hırsı bir türlü dizginlenemediğinden taşeron işçi sayısı bir hayli artmış, işsizlik oranı artmıştır. İş sağlığını ve güvenliğini umursamayan işverenler nedeniyle çalışma şartları ağırlaştırılmış, çalışma süreleri yükseltilmiş ve işçilerin büyük bir kısmı asgari ücrete mahkum edilmiştir. Tüm bunların neticesinde de iş kazaları ve işçi ölümleri artmıştır. İşçilerin sağlık ve güvenlikleriyle ilgili kararlar alınırken, alınan kararların uygulanıp uygulanmadığı denetlenirken, insanlara eğitim verilirken Makine Mühendisleri Odası ve Türk Tabipler Birliği başta olmak üzere pek çok kurum devre dışı bırakılmıştır. Mevzuat çalışmaları yapılırken, konuyla ilgili meslek ve emek kuruluşlarının da görüşlerine yer verilmesi, çalışan kesimin sağlık ve güvenliği de düşünülmesi son derece önemlidir.

İnsanların sağlıklı bir şekilde, güvenli çalışma ortamlarında çalışabilmeleri en temel hak olarak herkes tarafından benimsenmelidir. Bu hakkın uygulanabilmesi için işyerlerinin çalışanların sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atacak etkenlerden temizlenmesi gerekmektedir. Ayrıca çalışanların bu hakkının, işverenlerce ne kadar dikkate alındığı da sürekli bir devlet kontrolünde olmalıdır. Elbette ki yalnızca denetlemek ve usulsüzlükleri cezalandırmak yeterli değildir. Elde edilen tüm veriler doğru bir şekilde raporlanmalı ve analiz edilmelidir. Bu sayede uygulamaların neresinde yanlışlıklar olduğu, kazaların ortaya çıkmasındaki kaynaklar tespit edilerek daha akılcı önlemler alınabilir.

Çıkarılan 6331 sayılı kanun ne yazık ki sorunların merkezine inmede ve gerekli çözümleri üretmede yeterli olamamış, kazalar ve ölümler devam etmiştir. Belki de bu kanunun en büyük sıkıntısı, işyerinde herhangi bir kaza meydana geldiğinde sorumlu tutulacak kişilerin, aynı işyerinde çalışan konumunda bulunan mühendislerin olmasıdır. Bu kanunun işverenlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmayan, işverenleri gereken tüm tedbirleri almaya teşvik eden, zorunluluklarını yerine getirmeyenleri cezalandıran, yaşanan olaylardan ders çıkarılarak daha düzgün tedbirler alınmasını sağlayan bir kanun olması gerekmektedir. Tabi ki devletin bu zorunlulukları uygulama ve uygulatma, denetleme ve uygulamayanları cezalandırma gibi görevlerini de büyük bir özveri ile yapıyor olması gerekir.

Çalışma hayatında yaşanan problemlere kalıcı çözümler üretebilmek için öncelikle ucuz iş gücünden, çalışanın sağlığını ve güvenliğini maliyet olarak görmekten vazgeçilmesi gerekiyor. Ülkemizdeki sanayileşmenin katma değeri düşük, emekçinin sömürüldüğü bir modelden kurtularak, araştırmaya ve geliştirmeye kaynak ayıran, çalışma ortamlarını daha iyi hale getiren, değeri yüksek ürünlerin üretildiği bir modele geçmesi hem sektör, hem ekonomi, hem de işçi açısından daha iyi olacaktır.

http://kaliteosgb.com.tr/2015/04/22/ulkemizde-is-sagligi-acisindan-onemli-adimlar-atildi/