Çalışma hayatında son dönemlerde yapılan değişiklikler ülkenin gündemini uzun süre meşgul etti ve etmeye de devam ediyor. İş sağlığı ve güvenliği konularında yapılan bu düzenlemelerin çalışma hayatında yer alan herkes için büyük önem taşıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de bu önemli adımlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Çelik, hem Türkiye’nin G20’deki dönem başkanlığını temsil etmek üzere hem de ILO yönetim kurulu üyesi olarak İsviçre’deydi. Burada yapılan ILO üst düzey toplantısından sonra, Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi ve

    İnşaat İşlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi

Türkiye tarafından onaylandı ve temsil edilmesi için de Bakan Çelik ile ILO Genel Müdürü Guy Ryder bir araya geldi. Burada önemli açıklamalarda bulunan Bakan Çelik, Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği açısından yaptığı yeniliklerden bahsetti.

Türkiye son zamanlarda daha sağlıklı ve güvenli çalışma ortamı oluşturulması konusunda büyük ilerleme gösterdi. Maden ve inşaatlarla ilgili 167 ve 176 sayılı, bunların dışında da 155, 161 ve 187 sayılı ILO sözleşmeleri mecliste onaylandı. Böylece toplamda 59 sözleşme Türkiye tarafından onaylanmış oldu. Sadece bu bile Türkiye’nin sağlık ve güvenlik çalışmalarına ne kadar önem verdiğinin göstergesidir. Müstakil bir iş sağlığı ve güvenliği yasasının meydana getirilerek yürürlüğe girmesi için uzun süre çaba sarf edildi ve nihayet 2012 yılında 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ortaya çıktı.

Hazırlanan ve şu anda da yürürlükte olan bu yasa hem ILO hem de AB standartları ve kuralları göz önünde bulundurulduğuna oldukça işe yarar bir yasadır. Artık Türkiye’de meslek hastalıklarıyla ve iş kazalarıyla endüstriyel bir ilişki sürdürülmek istenmiyor. Bunun sağlanabilmesi için de en gerekli olan iyi bir mevzuattır. Mevzuat bölümüne bakacak olursak hem uluslararası düzeyde hem de iç mevzuatta herhangi bir pürüz kalmadığı rahatlıkla söylenebilir. Elbette ki insanlarda bir zihniyet değişimi yaşatmak, güvenlik kültürü oluşturmak, iş sağlığı ve güvenliği konularıyla ilgili farkındalık yaratmak için süreye ihtiyaç vardır. Sadece yasa çıkarmakla tüm sorunların çözüldüğünü söyleyemeyiz. Sorunların çözümü için hem iş dünyasıyla hem sivil toplum kuruluşlarıyla hem de sendikalarla başta eğitim olmak üzere pek çok konuda birlikte hareket edilmesi gerekmektedir.

Yakın geçmişe bakıldığında çok kısa bir süre içerisinde, çalışma hayatını daha sağlıklı ve güvenli hale getirebilmek için çok fazla iş yapıldığı söylenebilir. Yakın bir zaman sonra da iş kazası ve meslek hastalığı haberlerinin yapılmadığı bir Türkiye’de yaşıyor olacağız. İşte bu noktada imzalanan ILO sözleşmelerinin önemi oldukça fazladır. Ayrıca Bakan Çelik, Cezayir Çalışma, İstihdam ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile de bir araya gelerek iki ülke arasında iş güvenliği konularında anlaşmalar yapılmasını ele aldı.