Geçtiğimiz günlerde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladık. Peki, ülkemizdeki tüm çocuklar bu bayramı hal ettikleri şekilde kutlayabildiler mi acaba? Ucuz işgücünün veya ücretsiz işçilerin en çok sömürülen tarafında çocuk işçiler yer alıyor. Ülkemizdeki çocuk işçi sayısının 2012 yılında 893 bine ulaşmış olması da bu durumun en net kanıtlarından biridir. DİSK’ten yapılan açıklamada çocuk işçiliğinin ayrıntılarından bahsedildi.

Yapılan araştırmaların verdiği istatistiklere göre, çalışan çocukların eğitim hakları da büyük oranda engelleniyor.

    Dünya geneline baktığımızda her beş çocuktan biri çalışmak zorunda kalıyor

. Bu durum da çocukları temel özgürlüklerden ve sağlıklı çevreden mahrum bırakıyor. Aynı zamanda çocukların duygusal, kültürel, sosyal ve fiziksel gelişimleri de zarar görüyor.

Ev işleri istihdam içerisinde değerlendirilmemektedir. Fakat ev işlerinde çalışan çocukların sayısı azımsanamayacak kadar çoktur. 1999 yılında ev işlerinde çalışan çocuk sayısı 4 milyon 447 bindi. Bu sayı 2006 yılında 6 milyon 540 bin, 2012 yılında ise 7 milyon 503 bin olmuştur. Ev işlerinde çalışan çocukların oluşturduğu bu sayıya istihdama katılan çocukların sayısı da eklendiğinde, toplam çalışan çocuk sayısı 8 milyon 397 bin olarak ortaya çıkıyor.

Çalışırken aynı zamanda okula da devam eden çocuklarını sayısı 2006 yılından 2012 yılına kadar yüzde 64 oranında artış göstermiştir. Sayı bazında baktığımızda ise sayının, 272 binden 445 bine yükseldiğini görüyoruz. Çalışan çocuklardan okula devam etmeyenlerin sayısı ise 2 milyon 314 binden, 1 milyon 297 bine düştü.

İş kazaları, çalışma hayatında çocukları da vurdu. 2013 yılındaki iş kazalarında hayatını kaybeden çocuk işçi sayısı 59. Bu çocuklardan 41 tanesinin yaşları 15 ila 17 arasında değişirken, 18 tanesinin yaşı henüz 14’ün altındaydı. 2014 yılında hayatını kaybeden çocuk işçi sayısı ise 54. Bunların da 35’inin yaşı 15 ila 17 arasındayken, 19’unun yaşı da 14’ün altındaydı. Daha basit bir açıklama getirmek gerekirse, 2014 yılında meydana gelen ölümlü her 100 kazada 3 çocuk hayatını kaybetmiştir.

Ülkemizde çocukları çalışmaya iten sebeplerin başında elbette ki yoksulluk gelmektedir. Çalışan çocukların haftalık çalışma süreleri de oldukça yüksektir. 6 ile 14 yaş arasındaki çocuklar ortalama 28 saat çalışmaktadır. Bu süre yaşları 15 ile 17 arasındaki çocuklarda 45 saate kadar çıkmaktadır. Bu çocukların pek çoğu ya hane halkının ekonomik faaliyetlerine yardımcı olmak ya da gelirine katkıda bulunmak için çalışıyorlar. Bunu yaparlarken de yine pek çoğu maalesef okullarına devam edemiyor.

Çocuk işçiliğini ortadan kaldırmaya yönelik tüm dünyada yapılan çalışmalar maalesef yeterli bir sonuç vermemektedir. Bunda çalışma hayatının gitgide kuralsızlaşması ve emek piyasasının daha da yaygınlaşması önemli etkenler olarak karşımıza çıkmaktadır. Güvencesizliğin ve yoksulluğun yükseldiği, yanlış istihdam stratejilerinin üretildiği ortamlarda çocuk işçiliğinin bitmesi pek mümkün görünmemektedir. Bu nedenle çocuk işçiliğiyle mücadele etmenin en önemli adımı yanlış stratejileri düzeltmektir.