İşçilerin çalışma sırasındaki sağlıklı durumlarının devamının sağlanması iş sağlığını ifade ederken, çalışma sırasında karşılaşılabilecek tehlikelerden işçilerin korunmasının sağlanması da iş güvenliğini ifade eder. Sağlık ve güvenlik bakımından uygun koşullarda çalışan işçiler hem sağlık durumlarını korumuş olurlar hem de üretime daha fazla katkı sağlarlar. Sağlık ve güvenlik kavramları işçiler için olduğu kadar, toplumlar için de önemlidir. Konuyla ilgili daha fazla insanın ilgisini çekmek ve bilinçlenmesini sağlamak için her yıl 4-10 Mayıs tarihleri arasında İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili etkinlikler düzenlenir.

    Çalışanların ruh ve beden sağlığını doğrudan etkileyen en önemli faktör çalışma koşullarıdır.

Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili uygulamalar çalışma hayatında yer alan tüm sektörler için geçerlidir. Çalışanların neredeyse her gün, işyerlerinde karşı karşıya kaldıkları tehlikeleri ortadan kaldırmak yalnızca iş sağlığı ve güvenliği düzenlemelerini etkili bir şekilde uygulamakla mümkün olabilir. Bu düzenlemelerin herkes tarafından uygulanabilmesi için gerek ulusal gerekse de uluslararası düzeyde birçok yasa çıkarılmıştır. Ülkemizde de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu bu amaçla çıkarılmış, işyerlerinde çalışanların karşılaşabilecekleri tehlikelerin ortadan kaldırması için pek çok madde düzenlenmiştir.

İş sağlığı ve güvenliğinin çalışma hayatındaki en önemli konulardan biri olduğu unutulmamalıdır. Ekonomik büyümeler ancak çalışana değer vererek sağlanabilir. Gelişmiş ülkelerdeki birçok yasal düzenleme de bu durum esas alınarak yapılmıştır. Temel amaç daima insana yakışır bir çalışma ortamının oluşturulması olmuştur. Bunun sağlanabilmesi için Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) çalışan-işveren-hükümet çerçevesi içerisinde pek çok standart belirlemiş, işverenlerin bu standartları uygulamasını, çalışanların bu standartlara uymasını, hükümetlerin de bu uygulamaları denetlemesini istemiştir.

Sağlık ve güvenlik konularındaki sorumluluklar ve sorumlular incelendiğinde, en büyük görevin işverene düştüğü görülmektedir. İşverenler, çalışanlarının sağlık ve güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün başında da çalışan ve iş uyumu gelir. Çalışanların niteliklerine uygun işlerde çalıştırılması, çalışanın sağlık ve güvenliğinin dışında işin daha kaliteli üretilmesini de sağlamaktadır. Elbette ki bu uygulamaların işlevselliği, nasıl ele alındığıyla ilgilidir. Ülkenin yürüttüğü sosyal ve ekonomik politikalar, çalışma hayatındaki uygulamaların da yapısını şekillendirir.

Çıkarılan yasalar, kazaları önlemede her zaman tek başına etkili olamayabiliyor. Yasanın ne ölçüde uygulanabildiği çok daha önemlidir. Bunun için de çalışanlar ve işverenler başta olmak üzere tüm toplumda iş sağlığı ve güvenliği bilinci oluşturulmalıdır. Mayıs ayı içerisindeki İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası, bu bilinci oluşmasında son derece etkili olabilir. Düzenlenecek seminer ve konferanslarla, verilecek eğitimlerle insanlar bilinçlendirilmelidir.

Geçtiğimiz yıl içerisinde, başta Soma ve Ermenek faciaları olmak üzere birçok iş kazası yaşanmış ve bu kazalarda da birçok çalışan maalesef hayatını kaybetmiştir. Yaşanan tüm iş kazaları; ihmallerin, karlılığı artırmak uğruna zorlama üretimlerin, eğitimsizliğin, denetimsizliğin ve yaptırım eksikliğinin sonucu meydana gelmektedir. Tüm bunlar değerlendirildiğinde, aslında yaşanan kazaların neredeyse yüzde 97’sinin önlenebilir olduğu ortaya çıkmaktadır. Pek çok iş kazası birbirleriyle benzer özellikler taşımaktadır. Risk değerlendirmesinin yapılmamış olmasının başı çektiği ihmaller zincirinde, taşeronluk uygulamaları, üretim zorlamaları, yaşanan onca kazadan ders alınmaması, işyerindeki ekipmanlarla ilgili sorunlar, mesleki eğitim eksikliği ve iş güvenliği kültürünün oluşmaması kazalara davetiye çıkaran etkenler arasında yer alıyor. Nedenler bu kadar ortadayken hala her geçen gün kaza haberleri alıyor yeterli bilincin oluşmadığını göstermektedir. İş sağlığı ve güvenliği bilincinin oluşmasında, başta devlet olmak üzere, çalışanlar, işverenler, işçi sendikaları, okullar üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmelidir.