29. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından etkinlikler düzenlendi. Bakan Faruk Çelik’in de hazır bulunduğu etkinliklerin açılış törenine pek çok sendika başkanı da katıldı. Konuşmasında henüz birkaç gün önce kutlanan 1 Mayıs İşçi Bayramı’ndan da bahseden Bakan Çelik, iş sağlığı ve güvenliği haftasının, 1 Mayıs’ın hemen arkasından gelmesinin talihsizlik olduğunu söyledi.

Çalışma hayatı için oldukça önemli olan iş sağlığı ve güvenliği konuları, 1 Mayıs nedeniyle ikinci planda kalıyor. Sağlık ve güvenliğin konuşulması gereken toplantılarda, sürekli 1 Mayıs’ta yaşanan olayla konuşuluyor. Elbette ki 1 Mayıs’ın önemi göz ardı edilemez fakat bunun için ayrı bir günden oluşturulabilir. İş sağlığı ve güvenliği haftasının başka konuların konuşulduğu etkinliklerden oluşmasının çalışma hayatına herhangi bir faydası bulunmuyor.

Törende Bakan Çelik’ten önce pek çok önemli isim de konuştu. Bakan Çelik ise konuşmasını, genel bir değerlendirme yapmak için herkesi dinledikten sonra yaptı. Normal şartlarda daha önce hazırladığı metinden konuşacak olan Bakan Çelik, diğer konuşmaları dinlemesinin ardından metinden konuşmaktan vazgeçti ve 1 Mayıs çerçevesinde bir değerlendirme yapmayı uygun gördü.

1 Mayıs, Emek ve Dayanışma Günü olarak tatil edildi fakat tek tartışılan ısrarla Taksim Meydanı oldu. İstanbul’da yapılacak tüm gösteri yerlerinin belirlenmiş, gerekli izinlerin verilmiş olmasına rağmen ısrarla Taksim Meydanı üzerinde durulması da ayrı bir tartışma konusudur. 1977 senesinin 1 Mayıs’ında yaşananlar elbette ki çok önemlidir ve asla unutulmamalıdır.

Atılacak olan tüm adımlar zamanı geldikçe atılıyor. Fakat 81 ilin her yerinde 1 Mayıs’ı kutlama imkanı bulunuyorken, ısrarlı bir şekilde Taksim Meydanı’nda çatışma ortamı yaratmak akıl karı değildir. Zamanında sendikalar oraya gitmiş, 1977’de yaşanan saldırı hakkında protestolarını yapmışlar, çelenklerini bırakmışlar, programlarını gerçekleştirmişler. İşçilerin sorunları değinilmiş, nelerin yapılabileceği konuşulmuş. Tüm bunlara zamanında müsaade edilmiş. Ama bu müsaadelerin sonucu da görülmüş. İnsanlar canlarını zor kurtardılar. Nelerin yaşandığını herkes biliyor. Bu sebeple koca bir kentin, milyonlarca insanın güvenliği düşünerek alınan kararlara saygı duyulması gerekmektedir.

Önemli olan 1977’de yaşanan olayların anılması olmalıdır. Bu da ülkenin her yerindeki izin verilmiş alanlarda yapılabilir. İşçinin ve emeğin konuşulması gereken yerde, hala Taksim tartışmasını sürdürmek isteyenler işçiye de, emeğe de saygısızlık eden kişilerdir.

Haberlerden iş kazalarının eksik olmadığı bu günlerde, çalışma hayatına ilişkin sorunların, iş sağlığı ve güvenliği hakkındaki eksikliklerin konuşulması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası’nın açılışı da böylece 1 Mayıs’ın gölgesinde kalmış oldu. Hafta boyunca yapılacak etkinliklerle daha sağlıklı ve güvenli çalışma ortamlarının nasıl yaratılabileceği, çalışanların sağlıklarının ve güvenliklerinin nasıl garanti altında olabileceği hakkında gelişmeler sağlanması son derece önemlidir. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamındaki etkinlikler 4 Mayıs’ta başladı ve 10 Mayıs’a kadar devam edecek.