Ülkemizde son zamanlarda oldukça fazla iş kazası meydana geldi ve bunların bir kısmı maalesef ölümle sonuçlandı. Yaşanan bu kazaların engellenmesi için yasal düzenlemeler yapılsa da kazalar artmaya devam etti. Yapılan yasal düzenlemeler tek başına yeterli olmuyor. Yasaların eksiksiz bir şekilde uygulanmasını sağlayacak olan yöneticilerin ve işverenlerin yeterli bilgiye sahip olmamaları, tespit edilen iş sağlığı ve güvenliği risklerinin önemsenmemesi, çalışanlarının sağlık ve güvenlik konularında bilgilendirilmemesi ve uyarılmaması yaşanan kazaların önlenememesinin başlıca nedenleridir.

6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu, etkili bir insan kaynakları yönetimi öğrenilmeden yetersiz kalacaktır. İşverenler kanun ve yönetmeliklerin faydalı olabilmesi için işletmelerinde gerekli düzenlemeleri insan kaynakları aracılığıyla yapmalıdırlar.

Risk değerlendirmeleri yapmak, belgeleri saklamak, birkaç önleyici tedbir almak iş sağlığı ve güvenliği sorumluluklarının yerine getirildiği anlamına gelmez. Öncelikle yönetici ve işveren pozisyonundakiler bilgilendirilmeli, çalışanlar eğitilmeli, bu eğitimler çalışanın işe alım sürecinden başlayarak çalışma dönemi boyunca devam etmeli. Çalışanlara çalıştıkları iş dışında başka görevler verilmesinde gerekli kişiler bilgilendirilmeli ve önleyici tedbirler alınmalıdır.

Gelişmiş ülkeler, insan kaynakları yönetim sistemlerine ciddi yatırımlar yapmışlar ve gereken yapılanmaları tamamlamışlardır. Bu sayede çalışma süreçlerindeki tedbirler alınmış ve iş kazaları da önlenmiştir. Bunların yanında iş verimliliği de artmıştır.

İş kazalarını önlemede iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri yeterli olmayıp, tüm çalışanların sorumluluklarını çok iyi bildiği bir organizasyonel yapı, eğitim belgeleri, iyi belirlenmiş görev tanımları, disiplin kuralları, iş sözleşmeleri, işverenlerin, çalışanların, işle ilgili ekipmanları kullananların sorumluluklarının eksiksiz ve doğru belirtildiği bildirim belgelerinin tam olması gerekmektedir.

Birçok işyerinde, birçok çalışan hala görevlerini, sorumluluklarını ve haklarını bilmiyor. Bununla birlikte yaşanan iş kazaları sonucunda kayıplar hakkında bilgi sahibi olmayan birçok işveren de mevcuttur. Yaşadığı iş kazası ya da meslek hastalığı sebebiyle iş yapamaz duruma gelen işçi için, işverenden istenen maliyetin toplamı işin niteliğine göre 600.000 TL ile 1.000.000 TL arasında değişmektedir.
Ülkemizdeki işletmelerin büyük bir kısmı insan kaynakları yönetimi ve kurumsallaşma konularında yeterli bilgiye sahip değillerdir. Bununla birlikte iş kazaları ve risklere karşı nasıl önlem alacakları konusunda da yetersiz kalmaktadırlar. Bu tablo karşısında Türkiye’de iş kazalarını önlemek çok zor görünmektedir.

Çalışma hayatı içerisinde yer alanlar insan kaynakları yönetimi, sosyal, ekonomik ve hukuki konular hakkında yeterli çalışmayı yapmamaktadırlar. Yapılan çalışmalar da iş sağlığı ve güvenliği yönünden tatmin edici değillerdir.

Bu önemli süreçleri yönetecek olan yönetici ve işverenlerin bilgi düzeyleri yetersizdir. Bu konularda kimlerden ve nasıl destek alınabileceği de belirsizdir. Tüm bunlar ülkemizde iş kazalarının gelişmiş ülkelerden çok daha fazla olmasına neden olmaktadır.