OSGB’lerden Alınan Hizmetler İçin Teşvik Primi

Teşvik sistemine göre; çalışan sayısı 10 kişiden daha az olan, tehlike sınıfları “tehlikeli” ve “çok tehlikeli” olan işyerleri teşvikten yararlanıyor. Kamu kurum ve kuruluşları ise teşvik sisteminden faydalanamıyor. Çalışan sayısı on kişiden az olup, tehlike sınıfı “az tehlikeli” olan işyerlerinin de bu teşvikten yararlanıp yararlanamamasına karar verecek yer ise Bakanlar Kurulu.

OSGB firmalarından hizmet alırken uygulanacak bu teşvik, meslek hastalığı ve iş kazası için toplanan primlerden kaynak aktarılarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenecek. Teşvikten yararlanabilecek işverenlere, üçer aylık dönemler halinde hesaplanacak. Dönem sonunda ortaya çıkacak tutar, takip eden ikinci ayın sonunda ödenecek. Örnek vermek gerekirse; şubat ayı içerisinde bir OSGB firmasından hizmet alan işyerinin teşvik tutarı nisan ayının sonunda hesaplanacak. Ödemesi de haziran ayının sonunda yapılacak. Eğer işverenin Sosyal Güvenlik Kurumu’na prim borcu bulunuyorsa, teşvik tutarının nakit olarak ödenmesi yerine, prim borçlarından düşürülecek.

İşverenlerin teşvikten yararlanabilmeleri için kayıt dışı çalışana yer vermemeleri gerekiyor. Bunun dışında aylık hizmet ve prim belgelerini her ay düzenli olarak, yasal süreyi geçirmeden SGK’ya teslim etmelidirler. Denetim ve kontroller sırasında işyerinde çalıştırılan kişilerin sigortalılık bildirimlerinin yapılmadığı tespit edilirse, o tarihe kadar yapılan teşvik ödemeleri yasal faizleriyle birlikte işverenden alınır. Ayrıca bu işverenler 3 yıl süre ile teşvik ödemelerinden de yararlanamazlar.

Çalışan sayısı on kişiden az olan işyerleri için sağlanan iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin bedelleri belirlenirken, işyerinin ait olduğu tehlike sınıfı, SGK’da kayıtlı olan sigortalı sayısı ve sigortalıların çalıştıkları gün sayısı değerlendirilir. Tehlike sınıfı çok tehlikeli olan işyerleri sigortalı başına günlük 17-19 TL, tehlike sınıfı tehlikeli olan işyerlerinde ise sigortalı başına günlük 16-17 TL devlet tarafından karşılanacak.

Devlet tarafından sağlanan bu teşvik tutarları, özellikle küçük işletmelerde ihtiyaç duyulacak iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri için elbette ki yeterli değil. OSGB firmalarından alınması yüksek maliyetler gerektiren bazı hizmetler için bu teşvik primlerinin biraz daha iyileştirilmesi gerekiyor. Türkiye genelinde meydana gelen iş kazaları incelendiğinde bunların büyük bir kısmının da küçük ya da orta büyüklükteki işyerlerinde olduğu görülüyor. Binlerce çalışanı olan kurumsal işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili uygulamaları yerine getirmesi zaten daha kolay oluyor. Bu nedenle küçük işyerlerinin destek süreçlerinin daha sağlıklı planlanması, verilecek desteğin daha yüksek miktarlarda olması iş kazalarını ve meslek hastalıklarını en aza indirme konusunda son derece faydalı olacaktır.

avcılar osgb