Günümüzde hızlı bir şekilde artış gösteren teknolojik gelişmeler, iş kazalarına da yol açmaktadır. Teknolojik gelişmelere paralel olarak ortaya çıkan bu durumun kaynağında, gerekli önlemlerin alınmayışının ve alınmış önlemlere uyulmayışının yer almaktadır. İş kazasının tanımını, Uluslararası Çalışma Teşkilatı; “belirli bir zarar ya da yaralanmaya neden olan, beklenmeyen ve önceden planlanmayan bir olay” şeklinde yapmıştır. Bununla beraber iş kazalarının tanımı her ülkede farklı bir şekilde yapılmıştır. Örneğin; Danimarka’da “çalışırken veya çalışmanın gerektirdiği şartların sonucu meydana gelen kaza” olarak tanımlamış, İngiltere ise “gerekli çalışma güvencesi alınmış işyerlerinde veya işyeri ile ilgili yerlerde kişinin zarara uğramasına neden olan kaza” şeklinde tanımlamıştır. Almanya’da “belirli bir iş kiralama veya çıraklık sözleşmesine ya da herhangi bir hizmet kiralanmasına dair sözleşmeye dayanılarak, işyerinde veya işyerine bağlantılı bir yerde çalışanların karşılaştıkları kazalar”, Fransa’da ise “çalışma ile ilgili olarak meydana gelen ve aşırı zarar veren kaza” denmiştir.

Ülkemizde ise iş kazası nın tanımını teknik ve yasal tanım olmak üzere ikiye ayrılır. Teknik tanıma göre: Her tür iş ve endüstride istihdam sonucu doğan, bireysel yaralanma, maddi hasara ya da üretim akışında aksamaya yol açan ve bireysel yaralanma yaratabilecek istenmeyen olaylara iş kazası denir. Bu tanıma göre iş kazalarında, bireysel tehlike ya da maddi zarar bulunması gerekiyor. Yaşanan her kaza yaralanma ile sonuçlanmamaktadır. Bireysel bir zarar olmasa da üretimi ya da işin akışını engelleyebilecek ve maddi zarara neden olan bir olay iş kazası olacaktır.

Yasal olarak bakıldığında, “iş kazası, aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya daha sonradan bedence veya ruhça zarara uğratan olaydır.”

a) Kaza, çalışanın iş yerinde bulunduğu sırada olmalıdır.

b) Kaza, işveren tarafından yürütülmekte olan iş sebebiyle olmalıdır.

c) Kaza, çalışanın işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda olmalıdır.

d) Kaza, emzikli kadın çalışanın çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda olmalıdır.

e) Kaza, çalışanın işverence sağlanan bir araçla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında olmalıdır.

Bu beş madde ile ne tür olayların iş kazası sayılıp sayılamayacağı kesin olarak belirtilmiştir. Yine bir olayın iş kazası olarak kabul edilmesi için sadece bedensel bir zarar gerekmemekte, ruhsal zararlar da iş kazası olarak kabul edilmektedir. İşte bu noktada teknik tanım ile yasal tanım arasındaki fark ortaya çıkmaktadır. İş kazasının teknik tanımında olayın iş kazası olarak kabul edilebilmesi için bireysel yaralanmanın olması gerekmezken, yasal tanımda bireyin bedensel veya ruhsal bir zarara uğraması gerekmektedir.

Yasanın (a) maddesinin kapsamı oldukça geniştir. Meydana gelen olayın işin gereği yapılırken olup olmadığı, iş saatleri içinde bulunup bulunulmaması ve işyerinde bulunma koşulu olarak ayırt edilmemiştir. Yani işyerinde meydana gelen ve işçiyi zarara uğratan her olay iş kazası olarak kabul edilir. Örneğin, işyerinde kendi aralarında kavga eden işçilerin yaralanmaları kayıtlara iş kazası olarak geçirilecektir. Ya da iş saatleri dışında, işyerinde kalarak top oynayan bir işçinin ayağı kırılırsa yine iş kazası olarak kayıtlara geçirilecektir. Benzer tür olaylarda oluşan ihtilafların iş kazası sayılacağı, maddenin açık ve kesin olması nedeniyle Yargıtay tarafından da onanmaktadır.

İş Kazalarının Nedenleri

İş kazalarının oluşmasında birçok farklı neden vardır. Bir olayın kaza olarak kabul edilebilmesi için; istemeden meydana gelmesi, ani olması, olayın sonunda maddi ya da manevi bir zarara ya da üzüntüye neden olması gerekmektedir. Bir olayın iş kazası olabilmesi için de bu nedenlere ek olarak işle ilgili olması, işyerinde olması ve kişiyi olaydan sonra bedence veya ruhsal olarak etkilemesi gerekmektedir.

Kazalara neden olan en önemli faktör insandır. Mühendisliğin yaklaşımı ise insanların davranışı ne olursa olsun, yeterli seviyedeki tasarım ve güvenli makinelerle herhangi bir kaza meydana gelmeyeceğini belirtir. Fakat kazaların nedenlerini sadece insana ya da sadece kötü ortama bağlamak yanlış olur. Örneğin, ortam teknik olarak tam anlamı ile güvenli hale getirilse bile, insan faktörü işin içinde olduğu sürece kazalar yine oluşacaktır. Ya da tam tersi uygulandığında, insana yönelik çalışmalara ağırlık verip, çalışma ortamı dikkate alınmazsa yine kazalar meydana gelecektir. Bu nedenle işletmeler kazalara sebep olabilecek tehlikeleri araştırırken, tek bir yaklaşımı değerlendirmemeli. Tehlike yaratabilecek tüm unsurları incelemeli ve bunların özelliklerine göre de alınması gereken tüm önlemleri almalıdır. Kazalar insanlardan, çalışma ortamından ve teknik nedenlerden oluşabilmektedir.