OSGB’lerin Sunduğu Hizmet Nasıl Alınır?

 

Kısaca OSGB olarak adlandırılan Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi, Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetki verilmiş özel şirketlerdir. Türkiye genelinde bakanlıkça yetkilendirilmiş OSGB sayısı binin üzerindedir. İşyerlerinin OSGB’lerden hizmet alabilmeleri için İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği’nde bir örneği bulunan OSGB Hizmet Alım Sözleşmesi’ni OSGB firması ile birlikte düzenlemeleri gerekiyor. Bu sözleşmede hizmetin kaç saat alınacağı da dahil diğer tüm şartların belirtilmesi zorunludur. Burada unutulmaması gereken önemli bir nokta vardır. İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri bir OSGB firmasından alınsa bile işyerini sağlık ve güvenliğinden işverenler sorumludur. İşyerinde meydana gelebilecek herhangi bir kaza durumunda, devletin sorumlu tutacağı taraf işverendir. Elbette ki OSGB firması ile yapılan sözleşmenin hukuki maddelerine göre işveren OSGB firmasından tazminat talep edebiliyor.

 

OSGB firmaları hizmet sunabilmeleri için en az bir iş güvenliği uzmanını, işyeri hekimini ve diğer sağlık personelini tam süreli iş sözleşmesi ile çalıştırıyor olmalıdırlar. Bir OSGB firmasında tam süreli olarak çalışanlar aynı unvanı kullanarak başka bir OSGB firmasında ya da işyerinde görev alamazlar. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetki vermedikçe hiçbir OSGB firması hizmet sunamaz. Bu nedenle hem OSGB firmasının hem de iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi gibi kişilerin yetkili olduklarından emin olunmalıdır. Yetkili olmayan ayrıca bakanlığın İSG-KATİP sistemi üzerinde kayıtlı olmayan bir OSGB firmasından hizmet alınırsa denetime gelen iş müfettişleri alınmış olan iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini geçerli saymıyor.

6331 sayılı kanunla birlikte gelen iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sektörün her kesimine ulaşabilmesi için küçük işletmelere teşvik düzenlemesi de bulunmaktadır. Bu teşvik sistemine göre çalışan sayısı 10 kişiden daha az olan, tehlike sınıfları “tehlikeli” ve “çok tehlikeli” olan işyerleri teşvikten yararlanıyor. Kamu kurum ve kuruluşları ise teşvik sisteminden faydalanamıyor. Çalışan sayısı on kişiden az olup, tehlike sınıfı “az tehlikeli” olan işyerlerinin de bu teşvikten yararlanıp yararlanamamasına karar verecek yer ise Bakanlar Kurulu.

 

Çalışan sayısının on kişiden az olup olmadığı hesaplanırken yalnızca işyerinde çalışan sayısına bakılmıyor. İşverenin tüm çalışanları bu hesaplamaya dahil ediliyor. Yani aynı işverenin, Türkiye genelindeki tüm çalışanlarının sayısı on kişinin altında olmalı ki teşvikten yararlanılsın. Yönetmelikte belirtilen bu hüküm, 6331 sayılı kanun ile bir çelişki gösteriyor. Çünkü kanun, işyerini baz alarak değerlendirme yaparken, yönetmelik işvereni baz alarak değerlendirme yapıyor. Ayrıca çalışan sayıları hesaplanırken işyerinde mesleki eğitimlerini gören öğrenciler, çıraklar ve çırak adayları çalışan sayısına dahil edilmiyorlar. Çalışan sayısına dahil edilmeyen bir diğer grup ise ay içerisinde işe giren ya da işten çıkan çalışanlar. Buna rağmen ay içerisinde değişik sebepler nedeniyle çalışması olmayanlar ve ücreti ödenmeyenler çalışan sayısına dahil ediliyorlar.

beylikdüzü osgb